taşınıyoruz aslında.
yorucu bir seyahat sürecinin sonunda, blogger'dan taşınabilirim artık. bir kısım otomotiv dünyası işlerinin üstüne ankara'da Olgu'mun ismini okulumuza yazdık sonunda, eve döndük, biraz hasret giderip bebelerle, biraz soluklandık.
sorun blogger'da değil, bende. tumblr daha bir tembel işi gibi. en azından fotoğraf-video-audio üçgeninde sağladığı kolaylıklarla. bu sebeple, şu an okuduğunuz bu bilgilendirme yazısından sonra 2 -yazıyla iki- son girdi yapacağım buraya. bu 100. blog girdisi buradaki, 101.de gitmeden bir kez daha "ne umdun ne buldun" yapacağız. buna ege'den özenmiştim biliyorsunuz. belki yine ona özenip, kendileri zaten komik olan arama sözcük/gruplarını üzerine konuşmadan, belki dayanamayıp iki çift laf ederek.
son olarak, doğumlarından bir önceki gece hoş gelişler ola diye karşıladığım meleklerim deniz ali ve elif mavi'ye, doğdukları hafta yazmaya başlayıp, hâlâ bitiremediğim isim bile koyamadığım "hoş geldiniz" yazısıyla blogger maceramı tumblr maceram olarak sürdürmektir niyetim. bu, sürekli fikir değiştiren zihnim yeni bir talimat yollamadığı sürece bebelerimle ilgili internette paylaşacağım son yazı olacak muhtemelen, zira şu bahsi geçen hoş geldiniz yazısında bir şey çıktı ortaya: ne yazsam eksik, nasıl yazsam çirkin. beğenemiyorum, bitiremiyorum. ancak onlar kendi bloglarına kendileri yazmaya devam edeceklerdir sanırım :)
gerçi blogspot maceramın finali yakışıklı da oluyor: 102'de bitiyor, annemle başladı, çocuklarımla bitecek...
tumblr kullanıcısı olanlar izlemeye alırsa haberdar olup memnuniyetle geri izleme yapacağım tabi ki...
0 yorum:
Yorum Gönder