genç, sivil, postalsız, kadife gibi devrimciler!

genç siviller, bu bloga ilk defa konuk olmuyor. 1 mayıs'ta taksim'de otelden açtıkları pankart*, nokta atışı bir eylem olarak hoşuma gitmişti, ilk defa duymuştum kendilerini. takip etmeye başlamam, o zamana denk gelir.

5 ay sonunda vardığım nokta şudur; bu genç ve sivil ve en demokrat arkadaşlar, protestolarını asker-ergenekon-darbe ve etnik meseleler ekseninde sınırlı tutmakta, bu konulardaki protestolarında katı bir söylem kullanırken, kişilerle ilgili birkaç örnek -vecdi gönül'ün mübadele, cemil çiçek'in dtp, erdoğan'ın sudan ile ilgili sözleri ve genelkurmay'la hemfikir olduğu konularda söylediklerine, "tek devlet, tek millet" demesine tepki koymak gibi- dışında hükümetin/iktidarın herhangi bir anti demokratik tutumuna rast gelmiyor olacaklar ki, (örneğin onlar otelden pankart sallarken, otelin kapısından giremeyecek işçilerin taksim'e sokulmaması**,buna mukabil polis haftası için bu alanın kullanılabilmesi, örneğin onlar genelkurmayın tamamının cuntacı, istanbul barosunun çağrısıyla toplanan 46 baronun kompil darbeci olduğunu bağrınırken, polise istediğini infaz edebilme, istediği evi basabilme ferahlığı verilmesi, veya disk yöneticilerinin aralarında "işçi eylemlerine destek vermek" suçunun da bulunduğu suçlamalarla gözaltına alınması), sadece bu kişilerle ilgili açıklamalarla yetiniyorlar, ama akepe önünde hükümet/akepe ile ilgili bir eylemi yalnızca partinin kapatılması davasını protesto için yapıyorlar.

"sabih amca"dan çok rahatsızlar mesela, ama recep abilerine sormuyorlar, kalpazan mısın değil misin, kaldıracaktın dokunulmazlığı, 7 yıldır hala öyle duruyor, ne olacak?

"iktidara sırtını dayayarak sünnileri ötekileştiren" alevilerin cem evleri ibadethane olsun isteğine "toplumun hazırlanması gerek" veya "alevilik din değildir. cem evleri ibadethane değil kültür evidir" diyen abilerine sormuyorlar, din sadece islam, islam sadece sünnilik midir, din, bundan mı ibarettir?

"elleri ayakları bağlanan meslek liseli arkadaşlarıyla aynı kulvarda yarışmaya zorlanmaları içlerine dokunuyor", ama sünni islam dışında bir dinle ilgilenmeyen zorunlu din derslerine girmemiş olacaklar ki, bir alevi veya bir ateist veya bir yezidi veya bir süryani'ye bunları öğrenmeyi neden zorunlu tutuyorsunuz demek akıllarına gelmiyor. özerk üniversiteler, eğitim eşitliği ve dahası eğitim sonunda oluşan işsiz ordusu ise ilgi alanlarına girmiyor.

"anıtkabir’i komşu kapısı yapan kaygılı vatandaşlar" oruç dayağı yediğinde, ramazanda avukat döven dolmuşçular, çocuğunu döven babalar hakkında ne yapacağız abi demiyorlar...

"tüm askeri darbelere daveti en önce yollayan cüppeli hukukçulardan" çok dertliler, ama karısının kulağını kesen adama karısını geri veren mahkemeyle bir dertleri yok, veya 15 aydır ne ile suçlandığını bilmeden ve bir cüppeli dahi görmemiş adamı hapiste tutan mahkemeyle.

"gençliğe hitabe"den sıkıntılılar, sivil ve itaatsizler ama, "bursa nutku uydurma bir sivil itaatsizlik belgesidir" diyorlar. "putlaşmış" atatürk'ten sıkıntılılar, "topluma öcüler gösterilerek darbeler yapmak" isteyenlerden de, ama her gece rüyalarıma "darbe yapacaklarrrrrrrrr!!!" diye öcü gibi girmekten tuhaf bir zevk alıyorlar...

özetle, tutarsızlar. aslında bir yönleriyle tutarlılar: asker, yargı, türkiye'deki en büyük beladır diyorlar. türban, meslek liseleri, kürt açılımından başka sıkıntı yoktur diyorlar. bunların topu darbecidir, diyorlar. iktidarla sorunları ufak tefek, ama darbeci asker ve yargıya her fırsatta hesap sorarken, "akp'nin günahlarını sevaplarını bir tarafa bırakıp, yıllarca kaprisleriyle, saray entrikalarıyla bizi bunaltan zevk sefa düşkünü padişah’a ve onun bürokrasi, medya, siyaset ve yargıdaki kapıkullarına karşı demokrasinin yanında kazan kaldırma zamanıdır" derken, ulaştırma bakanınızın oğlunun batan gemiyle ilişkisi nedir, maliye bakanınızın oğlunun mısırları ucuza getirmesi ne demektir, recebin oğlu pırlantacı diye mi kdv sıfır, ekmekten, kömürden aldığınız kadarını da almıyor musun demiyorlar, şehzadeler doymadı mı, bez pabuçlarının ipinde değil.

demeyecekler de. kazan kaldıran yeniçerileri sorosun, saray entrikalarıyla kendilerini bunaltan o padişah her kimse, onu güllerle devirip, yeni padişahın, şehzadelerin kapısından beslenmek istiyorlar. köşklerdeki peri masallarında bez pabuçlu prens olmaktan pek memnunlar. en fenası, siviller. üniformalı olmadıkları için, ilk bakışta tanımak zor. siviller, ne idüğü belirsizler...

az daha sonra, biraz daha tanışacağız...



*http://birolozdemir.blogspot.com/2009/05/son-yazya-ilavedir-pes-bravo-diyorum.html
**http://birolozdemir.blogspot.com/2009/05/ben-diyorum-polis-haftas-sen-diyorsun.html

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Özetle: Genç siviller benim dert ettiğim bazı şeyleri dert edip gündeme taşırken, bazılarını ise hiç dert etmiyorlar.

Ayıp etmişler Birolcum. Madem aynı fikirde olmayacaklar, bari tam olarak ayrı fikirde olsalar da insanın dostu düşmanı belli olsa.

Bu arada genç sivilleri savunmak için söylemiyorum bunu. Türkiyenin acayip tarihi, ezmeyi, yoketmeyi, asimile etmeyi sistematikleştiren, yasalaştıran, örnekleyen, kutsayan bir dini en çok ciddiye alan tayfayı "genç" ve "sivil" bir grubun kurucuları arasına sokmuş naapalım. E kafa uyumu da biyere kadar olabiliyor maalesef. Uyduğu kadarına şükür. - Berk

Hüsnü dedi ki...

Sevgili Birol,
Bu dediğin biraz hayvan hakları savunucularına saldıran insanlara benziyor. "o kadar aç insan varken, neden hayvanlara bu kadar değer veriyorsunuz hainler" derler. hayvan hakları savunucuları da "o zaman onu da siz yapın derler". insan hakları her alanda zaten savunuluyor. fakat hayvanseverler olmasa, hayvanları düşünen yok. doğan grubu gibi zaten türkiyenin %50 sinden fazla medyasına sahip olan bi grup varken ve sürekli eleştiriyorlarken, birileri de ilgilenilmeyen,arka plana atılan ,daha köklü sorunlarla ilgilenmeli.. aynı bu değiğiniz şeyi insan hakları derneği için derler "hep işkence görenleri,solcuların haklarını savunuyorsunuz, neden şunları da savunmuyorsunuz hainler" diye. o yüzden neyin karşısında duruyorlar,neyi savunuyorlar,ona bakalım derim. ki misal okullarda din eğitimine ben de karşıyım. bilim öğretilsin. ya da sünni mezhebi değil,tüm mezhepler gösterilsin. fakat bu ülkede 1 mayısı tatil eden de bu hükümettir malesef...

Bir de illa ki insanları ikiye ayırma şartlı refleksinden vazgeçelim.
ne demiş ünlü şair?
"Beyinlerimiz tıpkı evlerimiz gibidir. Çekmeceler ve dolaplardan oluşur. Beynimize giren her bilgiyi bu çekmece ya da dolaplardan birine tıkıştırırız. Çünkü; ortalığın dağınık olması evde olduğu gibi beynimizde de konforumuzu kaçıran bir durumdur. Parası olmayanların evinde az dolap ve çekmece olması gibi zihinsel ve fikirsel açıdan fakir olanların da beyinlerinde çekmece ve dolap sayısı azdır. Mesela; çevremizde çok sayıda iki çekmeceli beyinler vardır. Her bilgi, olay veya kişiyi; "iyi - kötü" ya da "bizden - onlardan" şeklinde ikiye ayırır, ne var ne yok her şeyi bu iki çekmeceye taksim ederler. Bir bakmışsın ki aynı çekmeceye salatalık soyacağı, çizmeler, ödenmemiş faturalar, çamaşır suyu ve nişan yüzüğü denk gelmiş. Olabilir ama sonuçta ortalık pırıl pırıl. Hiç bir dağınıklık yok, kafa konforu yerinde.
Ben evde değil ama beyinlerde dağınıklıktan yanayım. Ya da çok okumak, düşünmek, kafa yormak ve bu sayede yüzbinlerce yeni çekmece edinmek lazım. Edinmek de yetmez edinmeye devam etmek de lazım. "

Tolga dedi ki...

"ama herşeye de biz yetişemeyiz ki"
güzel bahane,ama içi pek de dolu gibi gelmiyor burdan bakınca.
Farkında mısınız? yaşadığınız ülkede hergün,hatta her saat başı gündem değişiyor,sürekli bir panik havası,sürekli toplumsal paranoya besini.Hiçbirşey bulunamazsa "olası istanbul depremi" var,ısıt koy masaya. Müge Anlı ile dedektif ol,cinayet çöz,o da kesmezse Kazım şike yapmış,bak pezevenge!
MFÖ deyimiyle, "uyan be oğlum,hile var işte".
Çok uzun yorumlara taraftar değilim kendimce,ama zaten taraf olmamak benim seçimim.Ne Genç sivillerin de bu toplumda 80 sonrası dönemde devlet kontrolündeki diğer çakma anarşistlerden bir farkı olmadığını görmek, ne de yaptıklarını karanlığa karşı yakılan bir mum olarak gören insanlar şaşırtıcı.
Ne ekersek onu biçeriz,di mi imam hatiplerden şikayetçi olan bodrum ressamı netekim amca?

bak buraya

Related Posts with Thumbnails